Category Archives for Blog

Cezaevinde Tehdit Savaşları

Edirne F Tipi Cezaevi’nde bulunan ‘Nuriş Çetesi’ olarak bilinen organize suç örgütünün lideri Nuri Ergin’in savcılığa yaptığı “Beni öldürtecek. Ölüm tehditleri gönderiyor” şikayetinin ardından, Kocaeli’nin Kandıra İlçesi’ndeki F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı, bugün Adliye’ye getirildi ve konuyla ilgili ifadesi alındı.
Kaynak

Yorumum:

ilk önce alaattin cakicinin genis güvenlik önlemleri altinda adliyeye götürülmesi beni rahatsiz etti. adam kahraman! ama ‘vatan haini’ muhammelesi görüyor. devlet herseye göz yumuyor! devlet elden gidiyor, ve hicbirsey yapmiyor devlet baba.. ama kahraman olanlarida cezaevine atiyorlar, bu ne bicim adalet?! üstünede ufak tefek sacma sikayetler yüzünden, adami rahatsiz ediyorlar

Toplam Okunma: 134
Bugün Okunma: 1

Facebook dönem ödevi

Facebook Inc, insanların arkadaşlarıyla iletişim kurmasını ve bilgi alış verişi yapmasını amaçlayan bir sosyal web sitesidir. 4 Şubat 2004 tarihinde Harvard Üniversitesi 2006 sınıfı öğrencisi Mark Zuckerberg tarafından kurulan facebook, öncelikle Harvard öğrencileri için kurulmuştu. Daha sonra Boston civarındaki okulları da içine kapsayan facebook, iki ay içerisindeki Ivy Ligi okullarının tamamını kapsadı. İlk sene içerisinde de; Amerika Birleşik Devletleri’ndeki tüm okullar facebook’da mevcuttu. Üyeler önceleri sadece söz konusu okulun e-posta adresiyle (.edu, .ac.uk, vb.) üye olabiliyordu. Daha sonrasında da ağ içine liseler ve bazı büyük şirketler de katıldı. 11 Eylül 2006 tarihinde ise facebook tüm e-mail adreslerine, bazı yaş sınırlandırmalarıyla açıldı. Kullanıcılar diledikleri ağlara; liseleri, çalışma yerleri ya da yaşadığı yerler itibarıyla katılım gösterebilmektedirler.

Temmuz 2007 itibarıyla, 34 milyon kullanıcısıyla dünyanın en büyük üniversite tabanlı kullanıcılarına sahip oldu.

Alexa istatistiklerine göre facebook 20 Ekim 2007 itibarıyla; Dünya’nın en fazla ziyaret edilen 7′inci sitesidir. Bunun yanı sıra; Kanada, Güney Afrika ve Norveç’in en fazla ziyaret edilen sitesi; İngiltere ve İsveç’in 2. en fazla ziyaret edilen sitesi, Mısır ve Panama’nın 3., ABD, Avustralya ve Türkiye’nin de 5. en fazla ziyaret edilen sitesidir.

Facebook ismini “paper facebooks”‘dan alır. Bu form A.B.D. üniversitelerinde okulların öğrencilerine, öğretmenlere ve çalışanlara doldurduğu onları tanıtan bir formdur.

Facebook’un şu anda 500 milyondan fazla aktif kullanıcısı bulunmaktadır.[1]

Site kullanıcılara ücretsizdir ve gelirini banner reklamlarından ve sponsor gruplarından almaktadır (Nisan 2006′da gelirlerin haftalık 1.5 milyon dolar olduğu öne sürülmüştür). Kullanıcılar profilleri fotoğrafları, ilgi alanları, gizli ya da açık mesajları ve arkadaş grupları sergilemektedir. Profillerin gösterimi sadece arkadaşlara görünecek şekilde veya belli ağların dışındakilere açık olmayacak şekilde sınırlandırılabilir. TechCrunch’a göre; A.B.D.’deki üniversitelerdeki öğrencilerin %85′inin facebook’da bir hesabı bulunmakta ve bunların %60′ı her gün bağlanmaktadır. %85 her hafta, %93 her ay bağlananlar arasındadır. Facebook sözcüsü Chris Hughes ise kullanıcıların her gün ortalama 19 dakika facebook’da vakit geçirdiğini söylemektedir.
Facebook’un Kurucusu Harvard Üniversitesi Öğrencisi Mark Zuckerberg

13 Mart 2009 itibarıyla facebook’un yeni arayüzü tüm hesaplarda kullanılmaya başlamıştır. Ancak bu arayüz, kullanıcılar arasında ikilik yaratmıştır. Bazı kullanıcılar bu arayüzü çok başarılı bulurken, bazı kullanıcılar protesto etmektedir. Facebook yöneticileri ise bu yeni arayüz için ısrar etmektedirler.

Teknik açıdan ise facebook, web otoriteleri tarafından en başarılı Web 2.0 uygulamalarından biri olarak gösterilmektedir.

2006 yılında, MySpace’in News Corporation’a satılmasıyla facebook’un da satılacağı söylentileri çıkmıştır. Zuckerberg ise facebook’u satmak istemediğini belirtmiş ve söylentileri yalanlamıştır.

İlk teklifin Viacom tarafından 975 milyon dolar olduğu öne sürülürken; Eylül 2006′da Yahoo 1 milyar dolar teklifte bulunmuştur. Ekim ayında ise; Google YouTube’u satın aldıktan sonra, facebook için 2,3 milyar dolar teklifte bulunmuştur.

Facebook yöneticilerinden Peter Thiel ise, Facebook’un iç değerinin 8 Milyar dolar olduğunu ve proje gelirlerinin 2015 yılı için 1 milyar dolar olduğunu söylemiştir.

24 Ekim 2007′de; Microsoft facebook’un %1,6′lık hissesini 240 milyon dolar ödeyerek satın almıştır. Google ve diğer şirketler de benzeri bir yöntemle facebook hisselerine yönelmektedir.

2008 Ağustos’unda Facebook’un aylık 100 milyon aktif kullanıcısı vardı. İnsanlar birbirini Facebook’a çağırdı ve bu sayı 7 ayda iki katına çıktı. 2009 Nisanı’nda ise bu sosyal ağın ulaştığı insan sayısı 200 milyondu. 2009 Temmuz’unda ise dört aydan kısa bir sürede Facebook kullanıcı sayısı 50 milyon daha artarak 250 milyona ulaşmıştır.[2]

23 Temmuz 2009′da başlayan bir uygulamayla Facebook’a, Yahoo sitesi içerisinden ulaşma imkânı getirilmiştir.[3]

Toplam Okunma: 88
Bugün Okunma: 1

Tümör “ur”

Tümör, bir diğer adı ile de Ur, genel olarak dokularda gelişen herhangi bir şişliğe, daha sıklıkla kullanılan hali ile de iyi ya da kötü huylu kitlesel neoplazi dokusunun kendisine verilen addır.

Tümör kelimesinin TDK’daki tanımı şudur: “Hücrelerin aşırı çoğalmasıyla dokularda oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru”

Bir neoplaziye ur (tümör) denmesinin nedeni, o neoplazinin geliştiği dokuda kendini bir şişkinlik ya da bir yumru olarak gösterebiliyor olmasından gelir.

Tümör, vücuttaki tüm doku ve organlarda meydana gelebilir. Tümörler benign (iyi huylu) ve malign (kötü huylu) olabilirler. Malign olan tümörlere kanser denir. Benign tümörler kanser değildirler. Kanserler ilerledikçe başka doku ve organlara yayılırlar; buna metastaz denir. Benign tümörler ise yayılmazlar, sadece oldukları yerde büyüyebilir.

Ayrıca tümörlerin histolojik(doku bilimi) olarak incelenmesi gerekir.

Toplam Okunma: 70
Bugün Okunma: 1

Bach çiçek terapisi birçok rahatsızlıkta ve hastalıkta faydalı olur mu?

Bach çiçek terapisi birçok rahatsızlıkta ve hastalıkta faydalı olur mu?

Birçok insan bu tedavi yöntemine inanıp uygulasa da, bu tedavinin etkili olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur. “Bach çiçek terapisi” Doktor Edward Bach (1886-1936) tarafından geliştirildi. Tedavinin prensibi, fiziksel hastalıkları ve psikolojik bozuklukları belirli bitki karışımlarıyla tedavi etmektir. Bach, farklı psikolojik kişilik tipleri belirlemiş ve bunları çeşitli ruh hallerinden yola çıkarak kategorize etmiş. Böylece Bach’ın teorisine göre, belirli rahatsızlıklara neden olan 38 negatif ruh hali (örneğin, nefret, bencillik ya da hırs) var ve bunlar 38 çiçek özüyle tedavi edilmeli

Toplam Okunma: 630
Bugün Okunma: 1

Bebekler ve küçük çocuklar yüzükoyun mu uyumalıdır?

Bebekler ve küçük çocuklar yüzükoyun mu uyumalıdır?

En önemli tavsiye hâlâ “back to sleep” yönünde. İngilizce bu kelime oyunu hem “sırtüstü yatırmayı” hem de “tekrar yatırmayı” ifade ediyor ve anne babalara ani bebek ölümü riskinden kaçınmanın yolunu göstermeyi hedeşiyor: Anne babalar bebeklerini birinci yaşına kadar dümdüz sırtüstü yatırmalı.

Toplam Okunma: 172
Bugün Okunma: 0

Sağlıkla ilgili yanlış bildiklerimiz

Kitabın yazarı Werner Bartens 1966 doğumlu bir tıp doktoru, tarihçi, gazeteci ve yazar. Gießen, Freiburg, Montpellier ve Washington D.C. üniversitelerinde tıp, tarih ve Alman filolojisi okuyan Bartens tıp doktorası tezini “Erken Kalp Krizinin Genetik Temelleri” üzerine verdi. Bilimsel gazetecilik alanında birçok kez ödüllendirilen Bartens, saygın Alman gazetesi Süddeutsche Zeitung’un tıp ve bilim editörüdür. Bartens kitabındaki tavsiyeleri saygın tıp dergilerinde yayımlanmış araştırmalara dayandırıyor. İşte Mustafa Kalemci’nin çizimleri sağlıkta bilmediklerimiz.

İnsan kendini bilinçli olarak ağrıya hazırlarsa, ağrıyı daha az mı algılar?

Önce iyi haberden başlayalım: Olumlu düşüncelerin gücü ağrıları bir doz morfin kadar düşürebilir. Şimdi de kötü haber: İnsan kendisini şiddetli ağrılara hazırlarsa (örneğin diş doktoru randevusu öncesinde), vücudun hazırlıksız yakalanmasına kıyasla, ağrıları daha da şiddetli hisseder.

Alerjiler ömür boyu devam eder mi?

İyi ki öyle değil! Özellikle küçük yaşta ağır alerji rahatsızlıkları gösteren çocuklar, yaşları ilerledikçe, alerjiye sebebiyet veren maddelere genellikle hiç tepki vermezler ya da en azından daha zayıf tepkiler gösterirler.

Alkol soğuğa karşı korur mu?

Alkolün sübjektif olarak –en azından kısa süreliğine– sıcaklık veren bir etkisi olduğu inkâr edilemez. Birkaç bardak içkiden sonra çoğu insan hoş bir sıcaklık hisseder ve yüzü kızarır. Ancak işte tam da bu olgu, alkolün soğukta uzun süreli sıcaklık veren bir etkisinin olmamasının nedenidir. Kızaran yanaklar ve kısa süreliğine sıcaklık basmalarının sebebi, alkol nedeniyle deri yüzeyinin altındaki küçük damarların genişlemesidir aslında. Bu mekanizma, vücudun normalden daha da çabuk ısı kaybetmesine neden olur.

Toplam Okunma: 159
Bugün Okunma: 0

Lağımda öldü

2008 yılında Kanada’da 57 yaşında bir adam benzin almak için girdiği bir istasyonda cüzdanını ve şahsi eşyalarını çaldırdı. Bir süre sonra çalınan eşyalarının yağmur suyu kanalında olduğunu fark eden adam, polis olay yerine ulaşmadan önce birkaç kez gidere ulaşma girişiminde bulundu.

Polis tarafından defalarca uyarılan adam en sonunda lağım kanalından düştü. İtfaiyeciler tarafından kurtarıldığında hala canlı olan adam, hastanede öldü.

Toplam Okunma: 159
Bugün Okunma: 0

Deodorantla gelen ölüm

1998 yılında kullandığı aşırı miktardaki deodorant yüzünden kalp krizi geçiren 16 yaşındaki genç çocuk öldü. BBC’de yer alan habere göre, 1971 yılından beri 130 kişi aşırı dozda deodorant gazını içine çekerek intihar girişiminde bulundu. Ama bu talihsiz çocuğun durumu tamamen kazaydı. Kişisel hijyenine oldukça düşkün olan bu kurban günde iki kez tüm vücuduna deodorant sıkıyordu. Abartılı bir şekilde deodorant sıkan çocuğun, bulunduğu yerde fazla temiz hava girişi olmadığı için öldüğü düşünülüyor.

Toplam Okunma: 156
Bugün Okunma: 1

Sakalına takıldı ve öldü

Tarihte pek çok kişi sakal uzatıp Guiness Rekorlar Kitabı’na girmeye çalıştı ama hiçbiri 1500’lü yılların ortalarında yaşayan Avusturyalı Hans Steininger kadar talihsiz bir olayla karşılaşmadı. Sakalı 1.4 metre uzunluğunda olan bu adam, onu rulo yapıp deri bir bezin içine yerleştiriyordu; ta ki 1567’ye kadar. O talihsiz günde tüm kasabayı etkisi altına alan bir yangın çıktı. Evinden çıkmaya çalışırken ayağı sakalına takılan adamın ya düşüp boynunu kırdığı, ya da alevler arasında kaldığı düşünülüyor.

Toplam Okunma: 151
Bugün Okunma: 0

Aç koyun öldürdü

Koyunlar oldukça sakin hayvanlardır ve genelde günlerinin büyük bir bölümünü sakince otlayarak geçirirler. 67 yaşindaki Betty Stobbs bir çiftçinin karısıydı. Birgün çiftlikte her zamanki gibi ATV’sine (Dört teker üzerinde hareket eden, içten yanmalı motorla güç alan tek ya da çift kişilik, her türlü zeminde yol alabilen bir araçtır.) binerek koyunları beslemeye başladı. Bu sırada koyun avı için bekliyordu. Aç koyun, kadın ATV’siyle yaklaşırken, onun üzerine atladı ve ATV’den düşürdü. Talihsiz kadın düştüğü ATV’nin altında kalarak can verdi.

Toplam Okunma: 182
Bugün Okunma: 0